twente 4 bursa 1





116. dakikada sol kanattan Tadic'in penaltı noktası üzerinde bulunan Fer'e yaptığı ortaya Fer gelişine şutunu attı ve top ağlarla buluştu: 4-1.

110. dakikada Tadic'in sol kanattan ceza sahasına bindirme yapan Gutierrez'e yerden attığı pasa buluşur buluşmaz şutunu atan Gutierrez'in şutu direkten geri geldi.

107. dakikada sağ kanattan gelen Rosales, ceza sahası içerisindeki arkadaşı Gutierrez'e pasını attı. Penaltı noktasına yakın yerde Gutierrez şutunu attı, top yandan az farkla auta çıktı.

Uzatmaların ikinci yarısı başladı.

Uzatma dakikalarının ilk yarısı 3-1'lik skorla sona erdi.

96. dakikada Fer, yaklaşık 25 metreden şutunu attı, top direkten döndü ve savunma topu uzaklaştırdı.

Uzatmaların ilk yarısı başladı.

Maçın 90 dakikası Twente'nin 3-1 üstünlüğü ile sona erdi ve ilk maçta Bursaspor'un 3-1 galip gelmesi nedeniyle maç uzatmalara gitti.

89. dakikada Basser, rakibine yaptığı faulden dolayı ikinci sarı karttan kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı.

77. dakikada soldan içeriye yapılan ortaya Bursaspor savunması kafayla sağ tarafta boşta bulunan Rosales'in önüne sektirdi. Rosales kontrol edip şutunu attı ancak kaleci Carson topu çelmeyi başardı.

74. dakikada soldan Vederson'un yaptığı ortaya kaleci Mihaylov çıktı topu kontrol etmek istedi ancak topu elinden kaçırınca Batalla topu yetişmek istedi. Batalla'dan önce Twente savunması topu uzaklaştırdı.

73. dakikada Vederson ceza sahasının önünde topla buluştu, şutunu attı ancak top az farkla auta çıktı.

69. dakikada Rosales sağ kanattan aldığı topla ilerdi ve yerden ortasını yaptı. Kaleci Carson'ı geçen topa Castaignos, dokunamadı top taça çıktı.

62. dakikada santradan kaptıkları topla atağa başlayan Twente, ceza sahası içerisine girdi. Gutierrez'in attığı ara pasıyla kaleci ile karşı karşıya kalan Bulykin şutunu attı Carson topu tokatladı. Savunma uzaklaştırmak istedi ancak başarılı olamayınca Gutierrez önüne düşen topa şutunu attı ve skoru 3-1'e getiren golü kaydetti.

61. dakikada Schilder ceza sahası dışından yerden sağ köşeye şutunu attı ve skoru 2-1'e getirdi.

60. dakika oynanırken oyun ortada devam ediyor.

İlk yarı Bursaspor'un Twente karşısında 1-1 beraberliği ile sona erdi.

45+4 Basser sağ kanattan rakibini çalımlayarak ceza sahasının içerisine girdi. Yerden penaltı noktası üzerinde bulunan Pinto'ya pasını attı. Pinto gelişine şutunu attı ve top ağlarla buluştu: 1-1.

26. dakika Ömer Erdoğan'ın el ile müdahalesi sonucu penaltı kazanan Twente'de atışı kullanan isim Fer oldu. Fer şutunu attı ve kaleci Carson'u mağlup etti: 1-0.

22. dakikada Janssen'in kafa ile ceza sahası içerisine doldurduğu topu Bulykin kontrol etti şutunu attı ancak top üstten auta çıktı.

9. dakikada N'Diaye'nin sol kanattan içeriye gönderdiği topa Sestak dönerek vurdu ancak kaleci Mihaylov topu çelmeyi başardı.

8. dakika Tadic, Bursaspor defansından 3 kişiyi çalımlayıp ceza sahası içerisine girdi. Kaleci ile çarprazda karşı karşıya kaldı, şutunu attı ancak Carson'ın ayaklarına çarpan top kornere çıktı.

3. dakikada Twente sağ kanattan Rosales ile geldi. Sağ çaprazdan hareketlenen arkadaşı Willem Janssen'a pasını attı. Janssen sağ çaprazdan ceza sahasına girer girmez vurdu ancak top üsttün auta çıktı.

0 yorum:

trabzon 0 0 videon



İLK YARI

İlk maçta sahasında aldığı 0-0'lık sonuç nedeniyle gollü beraberlik veya galibiyete ihtiyaç duyan bordo-mavililer, rakip yarı alanda oynamaya çalıştıysa da etkili pozisyonlar üretmekte zorlandı. İlk yarıdaki tek etkili pozisyonunu 34. dakikada Henrique ile yakalayan bordo-mavililer, kontratakla hızlı çıkan rakibine zaman zaman pozisyon verdi.

20. dakikada Zokora'nın kafayla uzaklaştırmak istediği topu ceza alanında önünde bulan Brachi'nin şutunda, savunmada Celustka'nın ayağına çarpan meşin yuvarlak, Onur'u da geçerek direğin yanından az farkla kornere çıktı. 25. dakikada Brachi'nin soldan kullandığı serbest vuruşta, ön direğe doğru koşu yapan Caneira'nın vuruşunda, top direğin yanından auta gitti.

34. dakikada Trabzonspor ilk yarıdaki tek etkili pozisyonunu yakaladı. Bu dakikada Soner'in pasında, ceza alanı sağ çaprazında topla buluşan Henrique'nin şutunda kaleci Bozovic, sol tarafına doğru gelen meşin yuvarlağı güçlükle kornere çeldi. 40. dakikada Soner'in kullandığı serbest vuruşta, top az farkla yandan auta çıktı. 41. dakikada ceza alanına doğru hareketlenen Alanzinho'nun uzaktan şutunda kaleci Bozovic'i geçen top üsten kornere çıktı. İlk yarı 0-0 soan erdi.

İKİNCİ YARI

49. dakikada sağ kanatta topla buluşan Fernandez topu biraz sürdükten sonra kaleye uzak bir mesafede olmasına rağmen şutunu çekiyor ancak top farklı şekilde üstten dışarı çıkıyor. 52. dakikada Sandor, Bamba'dan kaptığı topla ceza sahası içerisine girdi. Sandor'un penaltı noktası üzerinden yaptığı vuruşta top kaleci Onur'da kaldı.

53. dakikada Oliveira'nın kullandığı köşe vuruşunu Onur topu yumruklayarak ceza sahası dışarısına gönderdi ancak top ceza sahası yayında bulunan Toth'un önüne kaldı. Toth'un gelişine vuruşu şut az farkla yandan auta gitti. 57. dakikada Alanzinho'nun yerden pasıyla ceza sahasının hemen dışında topla buluşan Soner Aydoğdu'nun çektiği şutu kaleci Bozovic son anda kornere çeldi.

60. dakikada sağ kanatta topla buluşan Serkan Balcı son çizgiye indikten sonra ortasını penaltı noktası üzerindeki Henrique'ye yaptı. Serkan Balcı'nın ortasına iyi yükselen Henrique'nin kafa vuruşu az farkla yandan dışarı çıktı. 73. dakikada sol kanattan Soner'in kullandığı köşe vuruşunda ceza sahasının hemen içerisinde sol çaprazda bulunan Zokora'nın vuruşunda kaleci topu kornere çeldi.

83. dakikada sol kanattan Soner'in kullandığı köşe vuruşunda arka direkteki Henrique'nin vuruşunu kaleci kornere çeldi. Maçın normal süresi 0-0 sona erdi.

UZATMALAR

110. dakikada Serkan Balcı'nın pası ile sağ çaprazda topla buluşan Alanzinho'nun şutu farklı şekilde auta gitti. Kalan dakikalarda gol sesi çıkmadı ve maçta seri penaltı atışlarına geçidi. Penaltı vuruşlarında Trabzonspor rakibi Videoton'a 4-2 mağlup oldu.

VIDEOTON: 4 - TRABZONSPOR: 2

0 yorum:

trabzon 0 0 videon




A Avrupa Ligi play-off turu rövanş maçında Videoton ile Trabzonspor, Sostoi Stadı'nda karşı karşıya geldi.


Trabzon'da golsüz sona eren ilk maçın ardından Macaristan'da da dengeler değişmedi.


Bordo-mavili temsilcimiz 120 dakikası 0-0 biten maçta rakibine penaltı atışları sonunda elendi: 4-2

0 yorum:

twente 4 bursa 1

twente normal sonuc 3 1 giden sonucta uzatmalara gitti


uzatmanın ikinci devresinde 4. golu kalesinde gördü 116. dakikada


daha dört dakika var

ümitler tükenmedi



0 yorum:

TRABZON PENALTILARDA ELENDİ



0 yorum:

TRABZON VİDEOTONLA PENALTILARA GİTTİ

TRABZON SONER İN KACIRDIGI PENALTININ ARDINDAN

ZOKORANINDA ARDINDAN KACIRDIGI PENALTIYLA 4-2 PENALTILARDA ELENDI

TÜM TRABZON TARAFTARINA GEÇMİŞ OLSUN



0 yorum:

TRABZON PENALTILARDA ELNEDİ



0 yorum:

KAKA DA FLAŞ GELİŞME

Real Madrid'in yıldız oyuncusu Kaka'nın Galatasaray'a transferi ile ilgili İspanyollar flaş bir açıklama yaptı.




Dünyaca ünlü futbolcu Kaka'nın Galatasaray'a transferi ile ilgili İspanyollar flaş bir açıklama yaptı ve Brezilyalı yıldızın sarı-kırmızılı takımla anlaştığını duyurdu.



0 yorum:

PRENS İÇİN SOYUNDULAR

Prens İçin Çıplaklar
Prens Harry'nin Las Vegas'taki bir otelde çekilen ve yine çıplak bir kadınla görüldüğü çıplak fotoğrafları bütün dünyada gündemin başköşesindeki yerini koruyor. Facebook üzerinde kurulan 'Prens Harry için çıplak bir poz ver' isimli 12 bin kişilik grubun üyeleri çıplak selam verdi. Çıplak poz verenlerin arasında askerler, deniz filosundakiler ve eşleri de var. Bazıları tamamen çıplak poz verirken, bazıları cinsel bölgelerini İngiliz bayrağı ya da formayla kapamayı tercih etti.






0 yorum:

DİYARBAKIR SURLARI




Diyarbakır'ı Diyarbakır yapan öğelerden biri , Surlarımız. Çin Seddinden sonra ikincilikte. Şehir eskiden bu surların içine inşaa edilmiş durumdaydı. Zamanla ihtiyacı karşılamakta zorlanınca, dışarı taşarak, Suriçi ve Yenişehir diye ayrıldı.

Sitede ve genel itibariyle benim de beğenmediğim belediye başkanımız Osman Baydemir'in ülkemize kattığı artı bir değer. Bu surların onarılması ve etrafındaki kahvelerin, kafelerin ve çay ocaklarının işgalinden kurtuluşunun 2. yıl dönümü. Bu hali ile bir de ışıklandırılınca izlenesi bir yapı oluşuyor.

Okhan arkadaımız da en güzel görünen kısımdan yakalamış kareyi, valla tebrikler. Başka pozlar da çekmişsindir umarım ama en iyi bu noktadan alınırdı. Hakikaten bu işi iyi biliyorsun.


Diyarbakır Surları:


Kesin olarak ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı bilinmeyen Diyarbakır Surları M.S. 349 yılında Roma İmparatoru Konstantinus tarafından genişletilerek bazı kısımları onarılmıştır.

Daha sonra şehre hakim olan diğer devletler tarafından da onarılan ve bazı eklerle takviye edilen surlar günümüze kadar gelebilmiştir.
Diyarbakır Surları, şu anda Sur içi denilen eski Diyarbakır'ı bir kalkan balığı şeklinde kuşatmıştır.

Surların üzerinde on iki medeniyete ait kitabeler bulunmaktadır.M.Ö. 3000 yılında şehre hakim olan Hurriler zamanında kurulduğu sanılan surların uzunluğu 5 km.'dir. Duvar yüksekliği 12 m.. Genişliği 3-5 m. arasında değişir.

Kalede dört ana kapı (Dağ Kapı, Urfa Kapı,Mardin Kapı ve Yeni Kapı) ve 82 adet burç vardır.







0 yorum:

DİYARBAKIR MÜZELERİ




Kültürel Potansiyeli çok zengin olan Diyarbakır, Anadolu ile Mezopotamya arasındaki geçiş bölgesinin odak noktasındadır. Bu nedenle çeşitli kültürlerin bir biri ile etkileşiminden çok zengin bir mozayık oluşmuştur. Bu birikimin izleri, Diyarbakır şehrinin hüviyetini kültürel açıdan zenginleştirmiş, Bunların izleri olan taşınır kültür varlıkları ile de zengin müzeler oluşmuştur.

1- Diyarbakır’da çok eski tarihlerde kurulan Diyarbakır Arkeoloji Müzesi

2- Ziya Gökalp Müzesi

3- Kültür Müzesi ( Cahit Sıtkı Tarancı Evi)






DİYARBAKIR ARKEOLOJİ MÜZESİ:

Diyarbakır’da ilk müze, 1934 yılında Ulu Caminin külliyesine ait Zinciriye (Sencariye) Medresesinde açıldı.

1985 yılında ise Elazığ Caddesi üzerinde bulunan yeni binasına taşındı.




Diyarbakır Arkeoloji Müzesinde Epi-Paleolitik dönemden başlamak üzere ( M.Ö. 8400 ) Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Urartu, Assur, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Artuklu, Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Osmanlı dönemine ait eserler kronolojik olarak sergilenmektedir.Ayrıca; Amid sikkeleri ile yöresel Etnoğrafik eserlerden oluşan zengin bir koleksiyona sahiptir. Müzemizde, 1744 adet Etnografik, 9201 adet sikke, 4976 adet de Arkeolojik eser olmak üzere toplam: 15.921 adet envanterlik eser kayıtlı olup, bir O kadarda etütlük eser bulunmaktadır.

Modern müzecilik anlayışına uygun olarak teşhir sistemi bulunan müzemizde seksiyonlarda resimler, grafikler ve anlatımlarla izleyici ile eser arasında iletişim kurulabilmektedir.

5 000 m2 ( Beş bin metrekare ) alan üzerine kurulan müzede, modern konferans salonu, üç katlı depo ve her katta bulunan çok amaçlı laboratuar ile fotoğraf atölyesi, çağdaş müzecilik hizmetlerine katkıda bulunmaktadır. Türkiye’deki müzecilik standartlarının üstünde modernize edilmiş müzemizde her türlü araç-gereç donanımı tamamlanmıştır. Ayrıca; müzemizde araştırma yapmak isteyen bilim adamlarına ve öğrencilere her türlü kolaylığı sağlayan mekanlarda Arkeologlarımız hizmet vermektedirler.

Diyarbakır iline bağlı Bismil ilçesinde iki birimde; Batman iline bağlı bir yerde olmak üzere Müze Müdürlüğü başkanlığında kazılar yapılmaktadır.

Paleolitik ve Neolitik döneme ait buluntular, müzemizde sergilenmektedir. Daha önceki yıllarda yapılan Bismil ve Ergani yöresinden çıkan Neolitik, Assur ve Roma dönemlerine ait eserler de müzemizin vitrinlerini zenginleştirmektedir.

Ayrıca; Müsadere edilen çok sayıda değerli kültür varlıkları, mahkeme sonuçları alındığında teşhire sunulacaktır.


ZİYA GÖKALP MÜZESİ



Diyarbakır’lı sosyolog, yazar Ziya Gökalp’in doğduğu evdir.

Sivil mimarlık örneği en güzel evlerden birisi olan ve bazalt taştan iki katlı olarak 1806 yılında inşa edilmiştir.

1824 yılında Ziya Gökalp’in ailesine intikal eden evde 1876 yılında Ziya Gökalp doğmuştur.

1956 yılında müze haline getirilmiş ve yazarın şahsi eşyaları ve belgelerinden oluşan kolleksiyonlarla teşhire açılmıştır.






Bu yapıda içe dönük mimari tarzı kullanılmış olup, evin tüm pencereleri iç avluya bakmaktadır. Yapıya giriş tek kanatlı ahşap bir kapıdan sağlanmakta olup, mekanlar iç avlunun etrafına yerleştirilmiştir. Genellikle Diyarbakır evlerinde kullanılan havuz geleneği burada da kuzeye bakan bölümde ve Eyvanın içindedir.




Ziya Gökalp’in ataları 18. Yüzyılda Çermik kasabasından bu şehre gelip yerleşerek önce Karacami mahallesindeki ve bugün Melikahmet Caddesi güneyine düşen bir Kargir evde 1819 yılına kadar oturmuşlardır. Daha sonra bu binaya yerleşmişler ve Ziya Gökalp’te 28 Mart 1876 tarihinde evin harem dairesinde Büyük Meclis denen mekanda dünyaya gelmiştir. Ve Diyarbakır Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra, orta tahsiline Diyarbakır’da devam etti. Daha sonra İstanbul daki Veteriner okuluna devam etti. 1900 yılında tekrar Diyarbakır’a döndü. 1908 yılında, İttihat ve Terakki Partisinin Diyarbakır Teşkilatını kurdu. Bir ara Malta’ya sürgün gitti. Ve Cumhuriyet Meclisinin ilk milletvekili oldu.

Bir çok kitapları yanında Kızıl Elma, Yeni Hayat ve Altın Ordu, Türkçülüğün esasları gibi eserlerini yayınlamıştır. Ziya Gökalp’in Diyarbakır’da bulunduğu sürede çıkardığı dergi ve gazete kolleksiyonları ile zengin kütüphanesi bulunmaktadır. 1924 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.




CAHİT SITKI TARANCI EVİ ( KÜLTÜR MÜZESİ



Diyarbakır mimarisine özellikle Akkoyunlu, Artuklu ve Osmanlı stili hakimdir. Diyarbakır’da köklü bir mimari gelişimin varlığını duyuran yapıların başında evler ve köşkler gelir. Diyarbakır evlerinin özelliklerini en özgün biçimde muhafaza eden ve güzel örneklerden birisi olan Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğduğu evdir. Diyarbakır il merkezinde Camii Kebir Mahallesi, Cahit Sıtkı Tarancı sokak No:3 de bulunan ev, 1733 yılında inşa edilmiştir. Daha sonra da Cahit Sıtkı Tarancı’nın ailesine intikal etmiştir.




Yapıya daracık bir sokaktan, tek kanatlı ahşap bir kapıyla giriş sağlanmaktadır. Ayrıca Haremlik kapısı da iki kanatlı olup şehrin kuzey istikametine bakmaktadır. Bina iklim şartlarına uygun olarak yazlık (Kuzeyde), Kışlık (Güneyde), ilkbahar (Doğuda), Sonbaharlık bölüm de (Batıda) bulunmaktadır.

Binada büyüklü küçüklü toplam 14 oda, mutfak, kiler ve tuvalet bulunmaktadır. Binanın en önemli yeri iki katlı olan yazlık kısmıdır. Bu bölümün ikinci katındaki büyük odaya baş oda denir. Cahit Sıtkı Tarancı 2 Ekim 1910 yılında bu odada dünyaya gelmiştir. Cahit Sıtkı Tarancı Diyarbakır’ın soylu ailelerinden olan Pirinçcizadelerdendir. 2 Ekim 1910 yılında dünyaya gelen Tarancı’nın Babası Bekir Sıtkı, annesi Arife hanımdır. İlk tahsilini Diyarbakır’Da daha sonra Galatasaray Lisesinde devam etti. Mülkiye Mektebini bitirmeden 1938 de Fransa’ya gider, orada Radyoda Türkçe spikerliği yapar. 2. Dünyü savaşı nedeniyle Türkiyeye döner. 1951 ‘de Cavidan Tınaz’la evlenir. Ve 12 Ekim 1956 yılında Viyana’da ölür. Şairin önemli kitapları arasında “Otuzbeş Yaş”, “Ömrümde Sükut”, “Düşten Güzel” ve “Ziya’ya Mektuplar” sayılabilir.









2Ekim.1910 yılında bu evde dünyaya gelen Cahit Sıtkı Tarancı’nın çocukluk ve gençlik yıllarının bir bölümünün geçtiği bu tarihi ev 1973 yılında Kültür Bakanlığı tarafından satın alınarak onarıldıktan sonra, Cumhuriyetin 50. Yılında 29.Ekim.1973 yılında Cahit Sıtkı’nın anısını yaşatmak ve ismini ebedileştirmek amacı ile müze olarak hizmete açılmıştır.

26 yıldan beri müze olarak hizmet veren evde, şairin şahsi eşyaları, el yazısı ile yazılmış mektupları, aile fotoğrafları ve kitaplarından oluşan zengin bir kolleksiyonla Cahit Sıtkı Tarancı Evi (Kültür Müzesi) adıyla) Pazartesi günleri hariç her gün mesai saatlerinde halkın ziyaretine açık bulundurulmaktadır.





Müzeyi ziyaret edenler hem şairin anısını tazelemekte, hem de Diyarbakır’ın sivil mimarlık örneğinin en özgün yapılarından olan ve 266 yıllık tarihi bir mekanda Diyarbakır yerlileri anı tazelerken, Diyarbakır’lı olmayanlarda bu tarihsel mekanda hazzın doruğuna ulaşmaktadırlar.

Sonuç olarak, pek çok uygarlığın izlerini taşıyan kültür kenti Diyarbakır, müzecilik açısından oldukça eski bir kenttir. Anadolu’nun pek çok illerinde müze yokken 65 yıl önce Diyarbakır’da müze kuruluyor, yani şimdiki modern müzenin temeli 65 yıl önce atılıyor. Bugün ise bölge müzesi niteliğinde olan bu kültür müessesesi, Mardin, Şırnak, Batman, Siirt illerinin de kültür varlıklarının tespiti, tescili ve korunması ile taşınır kültür varlıklarının satın alındığı veya Arkeolojik kazıdan çıkan eserlerin sergilendiği çağdaş müzecilik anlayışına uygun hizmet üreten birer kültür müessesesi olarak ilimiz halkına, özellikle gençliğe hitap etmektedir








0 yorum:

Diyarbakır Malabadi Köprüsü

iyarbakır İli, Silvan İlçesi sınırları içindedir. Evliya Çelebiye göre bu köprü, Abbasiler dönemine ait bir mimari şaheserdir. Abbasi hanedanına mensup zengin bir tüccar, hayrat için köprüyü yaptırdığı seyahatnamede anlatılır. Ancak, Artuk Oğulları Beyliği dönemine ait olduğu ve Artuk’un torunlarından İlgazi oğlu Timurtaş tarafından 1147 yılında yaptırıldığı da söylenmektedir. Mostar köprüsünün ikizi olarak kabul edilir. Tek kemerli olan bu köprünün içine iki yoldan girilir. İçinde insanların dinlenmesi, yatması ve dış tehlikelerden korunması için odalar yapılmıştır. Ulaşımı sağlamakla birlikte birçok fonksiyonu olan bu sanat harikası köprünün, Diyarbakır'daki diğer eserler gibi meraklılar tarafından mutlaka görülmesi gerekir.




Malabadi Köprüsü Silvan'a 20 km uzaklıkta olup Silvan ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Silvan'dan rahatlıkla ulaşım imkânı vardır. Diyarbakır Tarihi Eserler Envanterine kayıtlıdır. Malabadi Köprüsü 1989 yılında Silvan Belediyesi tarafından restore edilmiştir. Malabadi Köprüsü Silvan Belediyesi'nin logosunu oluşturan ana unsurdur. Malabadi Köprüsü Silvan ilçesine ait bir köprüdür.
Artuklu Beyliği tarafından 1147 yılında yapılmıştır. 7 m eninde ve 150 m uzunluğunda bir köprüdür. Yüksekliği, su seviyesinden kilit taşına değin 19 m'dir. Renkli taşlarla inşa edilmiş, onarımlarla günümüze kadar ulaşmıştır.
Malabadi Köprüsü dünyada taş köprüler içerisinde kemeri en geniş olandır. Köprü, Diyarbakır il sınırları içerisindedir. Kemerin her iki yanında, iç tarafta kervan ve yolcular tarafından, özellikle kışın zorlu günlerinde barınak olarak kullanılan iki oda bulunmaktadır. Köprü nöbetçileri tarafından da kullanılan bu odaları daha önceleri dehlizlerle yolun dipleri ile bağlantılı olduğu, gelen kervanların ayak seslerinin bu dehlizler vasıtası ile daha uzaklarda iken duyulduğu söylenir.


Her biri başka uzunluklarda ve kırık hatlar halinde üç bölümden oluşan köprü, doğu ve batıda hafif eğimlerle yollara bağlanmıştır. Orta bölüm kayalıklar üzerine oturtulmuş bir kitle halindedir. Burada sivri şekilde ve 38.60 m açıklıkta çok büyük bir kemer ile sepet kulpu şeklinde, 3 m açıklıkta küçük bir kemer vardır. Üçüncü bölüm fark edilir derecede birinci kısma paralel bir durum arzeder
Burada sivri kemerli iki açıklık ve ayrıca yola bağlanan yer yakınında da bir açılık görülür. Böylece köprü, biri çok büyük olmak üzere beş gözlüdür. Köprünün boyu 150 m, eni 7 m, yüksekliği ise alçak su seviyesinden kilit taşına kadar 19 m'dir. köprü renkli taşlarla inşa olunmuştur. Büyük kemerin iki tarafında 4.5-5.3 m ölçüde, iki hafif kemerli odacıklar, büyük kemerin üstü ortasında, gelip geçişin kontrol edildiği 5 m genişlikte kargir bir kapı ve bunun iki tarafında da ayrıca iki kapı vardır. Bunlardan Batman tarafındaki kalmış, diğeri yıkılmıştır. Bunların sol taraflarından birer merdivenle odacıklara inilir. Bu odalar yüksek tavanlı ve tuğla örtülüdür. Pencereleri geniş ve büyüktür.






Evliya Çelebi köprüyü şu şekilde tanıtmaktadır: “Köprünün iki tarafında kale kapıları gibi demir kapıları vardır. Bu kapıların içinde, sağ ve solda köprünün temeli beraberliğinde, kemerin altında hanlar vardır ki gelip geçen, sağdan ve soldan geldikleri vakit misafir olurlar. Köprünün kemeri altında birçok odalar vardır. Demir pencereler şahneşinlerine misafirler oturup, kemerin karşı tarafındaki adamlarla kimi sohbet eder, kimi ağ ve oltalarla balık avlarlar. Bu köprünün sağ ve solunda da nice pencereli odalar vardır. Köprünün sağ ve solundaki bütün korkuluklar Nehcivan çeliğindendir. Ama demirci ustası da var kudretini sarf ederek bir türlü sanatlı kafesli korkuluklar yapmış ve doğrusu elinin ustalığını göstermiştir. Doğrusu, üstad mühendis var kuvvetini sarfederek bu köprüde öyle sanatlar göstermiştir ki, bu işçiliği geçmiş mimarlardan hiç birisi göstermemiştir.
Albert Gabriel de köprü içine şöyle demektedir: “Modern statik hesabının olmadığı devirde bu açıklıkta o zaman için böyle bir eser hayranlık ve takdiri muciptir. Ayasofya’nın kubbesi köprünün altına rahatlıkla girer. Balkanlarda, Türkiye’de, Orta Doğu’da bu açıklıkta, bu yaşta köprü yoktur.”
Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde köprü hakkında şöyle yazmıştır; "Malabadi Köprüsü'nün altına Ayasofya'nın kubbesi girer"









0 yorum:

Bahçeli Fena Kızdı


Ellerine şehit kanı bulaşan canilerle kucaklaşmaktan, bunlara sevgi ve hayranlık göstermekten zerre utanmayan terör destekçilerinin









MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, milletvekili dokunulmazlıklarıyla ilgili hazırladıkları anayasa değişikliği teklifinin değerlendirmeye alınmasını ve tartışmaya açılmasını beklediklerini kaydetti.

Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, bölücü terör örgütü PKK'nın vahşi saldırılarına, kanlı niyet ve mütecaviz saldırılarına her geçen gün yenisinin eklendiğini, terörle mücadele eden kahramanların yanı sıra sivil ve masum vatandaşların da bölücü terörün saldırısına hedef olduğunu belirtti.

Bununla birlikte etnik nitelikli bölücü terörün kardeşlik ve bin yıllık derin hukuku bozmaya dönük adımları üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti




Mezhep alanındaki alarm verici gerginlikler bu süreci tahkim etmekte, Alevi kardeşlerimize yönelik provokasyonlar ve yeni ev işaretlemeleri rezil bir tezgahın ısrarla devrede tutulduğunu göstermektedir.




Bu açıdan etnik ve mezhep odaklı tehditler, iç ve dış mihrakların tazyik ve tahrikleriyle çok nazik bir aşamaya getirilmiş bulunmaktadır. AKP hükümetinin yanlış politikaları, milli duyarlılıkları gözetmeyen uygulamaları maalesef ülkemizi sonu meçhul bir karanlığa sürüklemiş durumdadır. Şüphesiz kardeşlik bağlarına vurulan her darbenin, iç kavgayı tetiklemeye yarayan her sinsi tuzağın son vatanımızdaki mevcudiyetimize tamir ve telafisi mümkün olmayan zararlar vereceği aşikardır.

Bilhassa siyasi temsil noktasında bulunmamalarına rağmen, PKK maşalığını ve sözcülüğünü cüretkar bir şekilde sürdüren hıyanet taraftarlarının sabır ve tahammül sınırını aşan küstahlıkları bu zararın boyutunu artırmaktan başka hiçbir amaç taşımamaktadır.

TBMM çatışı altında millet vekaletini ifa etmek yerine bölünmenin ve parçalanmanın mesafe almasını söz, niyet ve eylemleriyle sağlamaya çalışan bedbahtlar, milletimizin haklı olarak öfke ve nefretini üzerlerine çekmektedirler.

Ellerine şehit kanı bulaşan canilerle kucaklaşmaktan, bunlara sevgi ve hayranlık göstermekten zerre utanmayan terör destekçilerinin en az dağdaki yoldaşları kadar işlenen suçlara iştirak ettikleri açıktır.

Türkiye'nin, önüne gelenin pervasızca hareket edeceği, bağrında düşmanlık yapanların kanını emeceği dermansız ve sünepe bir ülke olmadığını herkes görmeli ve anlamalıdır.''



Vekiller tarihi bir sorumluluk ve vazifeyle karşı karşıya


Bahçeli, MHP'nin milletvekili dokunulmazlığının anayasal sınır, içerik ve çerçevesinin tekrar gözden geçirilmesini acilen gerekli gördüğünü belirterek, millet iradesini temsil eden vekillerin tarihi bir sorumluluk ve vazifeyle karşı karşıya olduklarına inandıklarını ifade etti.

Türk milletinin mukadderatına sahip çıkmak, Türkiye'nin varlığına toz kondurmamak ve milletin devamlılığına destek vermenin en öncelikli milli görev olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, TBMM'nin, Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü her türlü art niyet ve musibetlerden koruyacak tarihi birikime, dirayete ve kararlılığı haiz olduğunu mutlak anlamda ispatlaması gerektiğini de kaydetti.

''Bu itibarla, kamuoyunun ve siyaset kurumunun milletvekilliği dokunulmazlığını yeniden düzenlemeyi amaçlayan anayasa değişikliğiyle ilgili teklifimizi değerlendirmeye almaları ve tartışmaya açmaları en samimi beklenti ve dileğimizdir'' diyen Bahçeli, açıklamasında hazırladıkları teklife de yer verdi.

Buna göre, anayasanın 83. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının şu şekilde değiştirilmesi öngörülüyor:

''Suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclis'in kararı olmadıkça hakkında gözaltına alınma ve arama kararı verilemez, tutuklanamaz. Ağır cezayı gerektiren suç üstü ve terör eylemlerine katılma ve terörü destekleme halleri ile anayasanın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak bu halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya TBMM'ye bildirmek zorundadır. Soruşturma ve yargılama, milletvekilinin Meclis çalışmalarına katılmasına engel olmayacak şekilde sürdürülür.

TBMM üyesi hakkında verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır. Üyelik süresince zaman aşımı işlemez.

Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halk oylamasına sunulması halinde tümüyle oylanır


0 yorum:

BÜYÜK DERBİ




Ezeli rakipler Beşiktaş ile Galatasaray, 55 yıllık lig tarihinin en erken derbisinde İnönü Stadı'nda karşı karşıya gelecek. Saat 21.45'de başlayacak dev maçı FIFA kokartlı hakem Bülent Yıldırım yönetecek. Yıldırım'ın yardımcılıklarını Cem Satman ile Erdinç Sezertam yapacak. Derbinin dördüncü hakemi ise Koray Gençerler.

Süper Lig'in ilk haftasında son şampiyon Galatasaray, kendi evinde ligin yeni ekibi Kasımpaşa'yı 2-1 yenerken, maddi sorunları nedeniyle sezona sıkıntılı başlayan Beşiktaş ise deplasmanda İstanbul BŞB ile 1-1 berabere kaldı.



ligde 131 gün sonra İnönü Stadı'nda taraftarlarının karşısına çıkacak siyah-beyazlılar, evindeki son 17 lig maçında sadece 2 kez mağlup olduğu Galatasaray'ı Dolmabahçe'den puansız göndererek, sezonun ilk galibiyetini almayı amaçlıyor.


Ligin son şampiyonu Galatasaray ise, Fenerbahçe'yi yenip TFF Süper Kupa'yı kazanarak başladığı yeni sezondaki ilk lig derbisinden de 3 puanla ayrılıp, lig tarihindeki 1000. galibiyetini ezeli rakibi karşısında almayı hedefliyor.



İnönü’deki derbide ezeli rakiplerinin favori görülmesinin iyi olduğunu belirten Beşiktaş’ın hocası, hafta boyunca sürekli kanatlardan orta çalıştırdı. Ortaların ‘alıcı’ adresinde ise Holosko, Mustafa Pektemek ve Batuhan vardı.

Beşiktaş için bugünkü G.Saray maçı derbiden çok çok öte... Neden mi... İnönü’de sezonun ilk maçı... Samet Aybaba’nın ilk derbisi... Peki Kartal kanadında hava nasıl? Teknik direktör Samet Aybaba’nın penceresinden sıcak havayı yumuşatan bir atmosfer var... Aybaba psikolojik olarak olaya baktığında G.Saray’ın favori görülmesinden hoşnut. Samet Hoca bu konuda “Spor kamuoyunda rakibimiz gerek yaptığı transferler gerekse kadro kalitesi olarak favori gösteriliyor. Böyle düşünülmesi daha iyi” dedi.

Aybaba’nın derbideki en önemli kozu ise takımın mücadele gücünü ön planda tutmak olacak. Öğrencilerinden yüreklerini ortaya koymalarını isteyen Beşiktaş’ın hocası
özellikle orta alanda Aslan’a nefes aldırmamayı düşünüyor. Samet Hoca, sağ ve sol beklerden rakibin kanat etkinliğinin kırılmasını isterken G.Saray’ı da yine aynı
bölgeden vuracak... Aybaba, hafta boyunca takıma neredeyse sürekli kanat çalıştırdı. Sağdan soldan yapılan ortalarda Holosko, Mustafa ve Batuhan topla buluşturuldu. Aybaba, Almeida’nın yokluğunda forvette Holosko-Mustafa ikilisine görev verecek. Batuhan duruma göre daha sonra girecek. Çalışmayı başkan Fikret Orman da izledi.

ÖNCE ELMANDER
Fatih Terim, bugünkü Beşiktaş derbisinde Umut’un yanında Elmander’i yine 11’de sahaya sürecek. G.Saray’ın hocası, cezası biten Burak Yılmaz’ı ise maçın gidişine göre alternatif olarak değerlendirecek.

Galatasaray’da teknik direktör Fatih Terim, sezona durgun başlayan İsveçli golcüsü Johan Elmander’e bugünkü Beşiktaş derbisinde bir şans daha verme kararı aldı. Hafta başından beri antrenmanlardaki çift kale maçlarda, takımlarını karışık oynatan ve ilk 11’i konusunda oyuncularınada sır vermeyen teknik adamın, İnönü’deki maça da Elmander-Umut ikilisiyle başlayacağı, cezası biten Burak Yılmaz’ı ise ilk etapta yedek kulübesinde bekleteceği öğrenildi.

Geçen sezon oynanan Beşiktaş maçlarında 3 kez fileleri havalandıran Elmander’in bu maçta da iyi bir oyun ortaya koymasını bekleyen Fatih Terim, Umut’un da son maçlardaki performansını sürdürmesini bekliyor. Burak Yılmaz’ı maçın gidişine göre yedek kulübesinde koz olarak tutacak olan Terim, deplasmanda oynayacakları maçta galip gelebilmek için tüm silahlarını sırayla kullanmayı düşünüyor.


MELO'DAN MESAJ...
Felipe Melo, hocası Fatih Terim ile bir görüşme yapıp “Beşiktaş derbisi için hazırım. Kendimi iyi hissediyorum. Güvenip görev verirseniz, sizi mahcup etmem” dedi




0 yorum:

Polis Dur Dedi Son Anda

Erzin Emniyet Müdürlüğü'nü bombalı araçla havaya uçurmak isteyen PKK'nın Suriyeli bombacısı, 2 polisin yaralandığı hain saldırıyı polislerin nasıl engellediğini anlattı


HATAY'ın Erzin İlçesi emniyet müdürlüğü binasını 70 kilogram patlayıcı bulunan araçla havaya uçurmak isterken kendilerini polislerin fark etmesi sonucu kaçan ve çıkan çatışmada yaralanıp kan izlerinden yakalanıp tutuklanan PKK'nın Suriyeli bombacısı 27 yaşındaki Reşit Ali Reşit, 2 polis memurunun yaralandığı hain saldırı planını anlattı. "Telsizin şifreleri ile emniyetin önündeki bombalı aracı patlatmaya çalışırken polisler ‘durun' diyince kaçtık. Emniyet Müdürlüğünü havaya uçuracaktık" diyen Reşit, bu işin sonu olmadığını düşünüp teslim olduğunu söyledi. Gaziantep'teki bombalı araç eyleminin talimatını da örgütün Amanos Sorumlusu Mazlum Ciğer'in verdiği iddia edildi.



PKK'lı teröristlerin 13 Ağustos'ta Hatay'ın Erzin İlçesi'ndeki Emniyet Müdürlüğü binası ile kaymakamlık lojmanına düzenledikleri 2 polis memurunun yaralandığı kanlı eylemin detayları ortaya çıkmaya başladı. Otomobilde bulunan ve İstanbul'daki HSBC Bankası ve İngiltere Başkonsolosluğu'na yönelik saldırıda kullanılan amonyum nitrat ile güçlendirilmiş 70 kilogram C4 veA4 plastik patlayıcıyı patlatmak isterlerken polislerin dikkati sonucu patlatamadan kaçarken yakalanıp tutuklanan teröristlerden Suriye uyruklu Reşit Ali Reşit jandarmada ve poliste yaptığı itiraflarla hain saldırıyı anlattı.

SURİYE'DEN GELDİ

Arapça, Kürtçe ve Türkçe bilen Suriyeli bombacı Reşit, itiraflarında, 2005'de PKK'ya katıldığını söyledi. Kandil'de eğitim aldığını ve bu bölgede örgütçe verilen görevleri yerine getirdiğini belirten Reşit, Türkiye'ye ise ilk defa Haziran ayında giriş yaptığını iddia etti.

‘DİĞER ŞEHİRLERDE AYRI AYRI GRUPLAR VAR'

Hatay bölgesine geldiğini ve Erzin Dörtyol bölgesindeki grupta yer aldığını ifade eden Reşit, grupta yaklaşık 10 kişinin bulunduğunu söyledi. Ayrıca Samandağ, İskenderun ve diğer şehirlerde de ayrı ayrı olmak üzere grupların bulunduğunu belirten Suriyeli bombacı, "Bu bölge Amanos eyaleti olarak geçiyordu. Bir de Güneybatı eyaleti ile birlikte Amanos sahasını oluşturuyorlardı" dedi.

‘DİĞER GRUPLARIN EYLEMLERİNDEN BİLGİMİZ OLMUYOR'

Zaman zaman diğer PKK'lı grupların eylemlerinin olduğunu ancak bu eylemlerden kendilerinin bilgisinin olmadığını ifade eden Suriyeli bombacı Reşit, kendisinin Erzin'deki bombalı araç eyleminde görevlendirildiğini söyledi.

‘BAŞIMIZDA MAZLUM CİĞER VARDI'

Bombalı araç eylemi için 10 gün önce Erzin'e gelip nasıl bir eylem yapılacağı konusunda keşif yaptıklarını anlatan Reşit, grubun başında Mazlum Ciğer kod adlı bir kişinin bulunduğunu, onun yardımcısının da Mahsun kod adlı biri olduğunu belirtti.

KEŞİF YAPTIK

Bombalı araç eylemi için Mahsun ile birlikte Erzin'e gidip keşif yaptıklarını anlatan Suriyeli bombacı Reşit, "Keşif için aracı yayla yolunda bir şahıstan silah zoruyla aldık. Aracı ben kullanıyordum. Erzin çarşı merkezine geldik. Mahsun araçtan inip eylem yapacağımız yerleri gezdi, geldi. Tekrar araziye döndük. Aracı, diğer arkadaşlarımızın yanında bekleyen araç sahibine verdik" dedi.

‘EMNİYETİ HAVAYA UÇURACAKTIK'

Mahsun'un grup başına Mazlum Ciğer'e yapılacak eylemle ilgili bilgi verdiğini, daha sonra da kendisine Ernzin İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bombalı araçla saldırı yapılacağını kendisine söylediğini ifade eden Reşit, saldırıyı nasıl gerçekleştirdiklerini de şöyle anlattı:

2 AYRI GRUP EYLEM İÇİN ERZİN'E GİRMİŞ

"Bombalı araç saldırısını ben, Mahsun, Cemal ve Hasan kod adlı kişiler ile birlikte yapacaktık. Bombayı Mahsun yaptı. Benim görevim bomba yüklü aracı emniyetin önüne park etmekti. Mahsun da bombalı aracı uzaktan telsiz ile patlatacaktı. Diğer iki kişi de destek amacıyla yanımızda duracaktı. Bu şekilde eylem için hazırlıkları yaptık. Eylem günü akşamüzeri yayla yolundan geçen bir aracı silahla ‘araç bize lazım' diyerek aldık."

‘BOMBAYI MAHSUN HAZIRLADI'

"Aracın içine Mahsun'un hazırladığı bombayı yerleştirdik. Gruptakiler 2 araç ve bir motosiklet ile Erzin çarşı merkezine geldik. Bomba yüklü aracı ben kullanıyordum. Yanımda Hasan vardı. Diğer araçta Cemal, motosiklette ise Mahsun vardı."

‘4 KİŞİLİK BİR GRUP DA BAŞKA EYLEME GİDİYORDU'

"Yine yayla yolunda el konulan başka bir araçta ise 4 kişi vardı. Bu 4 kişi de bizimle birlikte geliyordu. Onların eylemleri farklıydı. Onların eylemlerinin içeriğini bilmiyorduk, onlar da bizim eylemin içeriğini bilmiyordu. İlçe merkezine girdiğimizde Cemal aracı ile eylem yerine yakın bir yerde durdu."

‘BOMBA YÜKLÜ ARACI EMNİYETİN ÖNÜNE PARK ETTİM'

"Hasan da onun yanına geçti. Ben ve Mahsun bomba yüklü aracı emniyetin önünde boş bir yere park ettim. Diğer araca dördümüz bindik. Aracı yine ben kullanıyordum. Bomba yüklü aracın yakınına gittik."

‘MAHSUN PATLATIRKEN POLİSLER GELDİ'

"Mahsun telsizin şifreleri ile bomba düzeneğini patlatmaya çalışırken arkamızdan polisler bizden şüphelendi. ‘Durun' diye bize ikazda bulundular. Arabayı çalıştırıp kaçtık. Polisler arkamızdan ateş etti. 4'ümüz de aracın içindeydik. Yanımdakiler ateşle karşılık verdi. 300 metre sonra araç bozuldu. Başka bir araca binip yayla yoluna doğru kaçtık. Hasan ayağından yaralıydı. Ben de de sıyrıklar vardı. Hasan'ın ayağını sardık. Arazide yürürken jandarma ‘dur' ihtarında bulundu. Diğerlerinden ben ayrıldım. Jandarmaya teslim oldum."

‘ARTIK BU İŞİN BİR SONU OLMADIĞI İÇİN TESLİM OLDUM'

İsteseydi diğer PKK'lı teröristler gibi kaçabileceğini belirten Suriyeli bombacı Reşit, "Ama artık bu işin bir sonu olmadığını düşünüp pişman olup kendim teslim oldum. Suçlamayı kabul ediyorum. Ailemin yanına dönmek istiyorum" dedi.

FİLİZ'E DE TALİMATI CİĞER Mİ VERDİ?

İstihbarat kaynaklarına göre, Gaziantep'teki bombalı araç saldırısını düzenleyen ve her yerde aranan PKK'lı terörist Firaz kod adlı Murat Filiz de örgütün Amanos grubunda yar alıyor. Erzin Emniyet Müdürlüğü'ne bombalı araç saldırısı talimatını veren Amanos Grubu Sorumlusu Mazlum Ciğer'in, bu eylemin başarısız olunması nedeniyle Filiz'i Gaziantep'teki polis karakoluna bombalı araç saldırısı için görevlendirdiği iddia edildi. Yine istihbarat kaynaklarına göre, bombalı aracın telsiz kodları ile patlatılmış olabileceği, eylemde Filiz'e eylem öncesi ve sonrası yardımcı olan bazı örgüt üyelerinin de bulunabileceği, bu konu üzerinde araştırmaların devam ettiği öne sürüldü.


0 yorum:

Terkedilen köpek intihar etti

Bursa’da yaklaşık bir haftadır bulunduğu binanın 4. katının balkonunda yalnızlığa terk edilen köpek, balkonda asılı bulundu.

Merkez Nilüfer ilçesi Dumlupınar Mahallesi Bahariye Caddesi Yeşilkent sitesinde bulunan bir binanın 4. katında balkonda kaderine terk edilen köpek, asılı halde bulundu.








Edinilen bilgiye göre, sahibi tarafından yaklaşık bir haftadır evin balkonunda yalnızlığa terk edildiği ileri sürülen köpek, aç ve susuz kalmasının da etkisiyle boynuna bağlı olan zincirle birlikte binanın 4. katından kendini aşağı bıraktı. Sabah saat 08.30 sularında meydana gelen olayı duyan komşular köpeğin çığlıklarıyla dışarı çıktı. Köpeği balkonda asılı halde gören komşular, hemen itfaiye ekiplerine haber verdi. Ardından polis, jandarma ve Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne de haber verildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri uzatılan yangın merdiveni ile köpeği 4. kattaki asılı bulunduğu balkondan aldı. Tasması nedeniyle boğularak ölen köpek hayatını kaybetti. Köpeğin sahibine ulaşılamazken, binada bulunan komşular köpeğin yalnız bırakılmasına tepki gösterdi.

Köpeğin çığlıklarını duyarak ekiplere haber veren komşulardan Uludağ Üniversitesi öğrencisi Ceren Kurtuluş, “Bizim semtte köpeği olan çok insan var. Sesi duyunca bizim üst kattan geldiğini başta fark etmedim. Daha sonra sesin yukarıdan geldiğini anladım. Yukarı baktığımda birden köpek tasmasıyla birlikte kendini aşağıya bıraktı. Hemen üst kata koştum. Fakat kapıyı açan olmadı. Sonra bir alt kattaki komşunun balkonundan köpeği kurtarmaya çalıştık. Başaramadık. Köpek yarım saat içerisinde hayatını kaybetti. Bu sırada yetkililere haber verdik. İlk olarak zabıta ekipleri geldi. Kapıyı açmaya çalıştılar. Bu sırada gelen itfaiye ekipleri yangın merdiveniyle balkona girdi. Köpeği bulunduğu yerden aldılar fakat dediğim gibi köpek hayatını kaybetmişti. Daha sonra köpeği kaldırıma koyarak belediyenin cenazeyi alacağını söylediler. Köpek yaklaşık bir haftadır yalnız bırakılmış. Balkondaki mama kaplarını devirmiş. 5 litrelik su bidonunu tırmalamış. Muhtemelen aç ve susuz da kaldı. Yalnızlık ile birlikte aç ve susuz kalan köpek kendini aşağı bıraktı. Bizim kaldığımız binada öğrenciler oturuyor. Köpeğin sahibinin de köpeği yalnız bırakarak tatile gittiğini düşünüyoruz” dedi.

"Birçok hayvan sever derneğini aradık fakat ilgilenen kimseyi bulamadık" diyen Alper Tohar ise, “Nilüfer Belediyesi ekiplerini aradığımızda konuyla hemen ilgilendiler. Belediye ekipleri köpeğin kaldırıma bırakılan cesedini alarak gömeceklerini söylediler. Hayvan bakmayı bilmeyenler hayvan almasınlar” dedi.

0 yorum:

BU İŞKENCEYİ KİM YAPTI





Genç ilçesinde, Ramazan Bayramı’nda şeker toplamak için evden çıkan 2 çocuğa işkence yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 3 kişi yaşları küçük olduğu için serbest bırakıldı.


Bingöl’ün Genç İlçesi’nde, bayramın ilk günü mezarlığa şeker toplamaya giden 7 yaşındaki B.Y. ile kuzeni 10 yaşındaki A.Y.’yi kemer ve dikenli çubuklarla dövüp, vücutlarında sigara söndürdükleri iddia edilen 3 şüpheli yakalandı.

Doğanca Köyü’nde yakalanan ve yaşları 12 ile 14 arasında değişen 3 çocuk, çıkarıldıkları mahkemede yaşları küçük olduğu gerekçesiyle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Çocukların, kesin yaş tespiti için Adli Tıp Kurumu’na gönderileceği belirtildi.



Bingöl’ün Genç ilçesinde bayramın birinci günü mezarlığa şeker toplamayan giden B.Y. ve kuzeni A.Y.’nin mezarlıkta 3 kişi tarafından dövülüp vucutlarında sigara söndürülmesi ile ilgili soruşturmayı derinleştiren polis, olayı gerçekleştirdikleri iddia edilen 3 çocuğu yakaladı. Amca çocukları oldukları belirlenen Y.T. (14), F.T. (13) ve M.T. (12) Doğanca Köyü’ne bağlı Eskiköy Mezrası’nda gözaltına alarak ilçe emniyet müdürlüğüne getirdi. Burada ifadeleri alınan ve nöbetçi mahkemeye çıkarılan çocuklar, yaşları küçük olduğu gerekçesiyle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Çocukların kesin yaş tespitlerinin yapılması için yarın Adli Tıp Kurumuna gönderileceği belirtildi.

0 yorum:

İsrail birkaç hafta içinde İran'ı vuracak




on iddia: İsrail, ABD'de 6 Kasım'daki devlet başkanlığı seçiminden önce İran'ı vuracak. İsrail'de nüfusun yarısına gaz maskeleri dağıtıldı.

srail'in ABD'de 6 Kasım'daki devlet başkanlığı seçiminden önce nükleer tesislerinden dolayı İran'a hava saldırısı yapacağı bildirildi. İsrail'de Channel 10 News televizyonunun askeri muhabiri Alon Ben-David, İsrail'in İran'a saldırısının "şimdiye kadar hiç olmadığı kadar yakın" olduğunu, Netanyahu'nun da 6 Kasım'dan önce saldırıda "kararlı" olduğunu söyledi. Ünlü İngiliz tarihçi ve yazar Michael Burleigh de seçimden önce, muhtemelen ekim sonu saldırı yapılacağı kanaatinde olduğunu açıkladı.

Türkiye gazetesinin haberine göre, ABD'de yeniden başkan seçilme telaşındaki Barack Obama, askeri saldırı öncesinde, İran'a karşı başlattığı iktisadi yaptırımların sonuç vermesini bekliyor. İran meselesini, yeniden başkan seçilmesi halinde ikinci döneminde ele almayı planlayan Obama'nın en son isteyeceği şeyin, İsrail'in seçimlerden önce İran'a saldırması olduğu ifade ediliyor. İsrail ise bu konuda çok sabırsız. Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Ehud Barak, İran'ın nükleer programının birkaç ay içinde geri dönderilemez noktaya geleceğini ve bir kez nükleer silah sahişbi olduğunda İran'ın İsrail hava saldırıları için "bağışıklık bölgesi" haline geleceğinden endişeli.


İsrail'de giderek savaş yanlısı ifadeler yayılmaya başladı. Nükleer programına karşı İran'a yönelik uluslararası yaptırımların pek etkili olmadığını gören İsrail'de kendi güvenliğini sağlamak için başkasına güvenmeyip kendi işini kendisinin halletmesi gerektiği düşüncesi giderek yaygınlaşıyor. İsrail, İran'ın nükleer silah sahibi olmasını ölüm kalım meselesi olarak görüyor. Bu, bölgedeki İran hakimiyetinden dolayı Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan gibi ülkeleri de nükleer silah sahibi olmaya sevk edeceği, bölgede silahlanma yarışına yol açacağı için de İsrail'de endişelere sebep oluyor.

İran'dan Hizbullah'a silah sevkiyatı

İran'ın da İsrail'in saldırısına karşı Hizbullah'ı kunnllanmayı planladığı, bu kapsamda Suriye üzerinden 10 güçlü Scud füzesiyle 50 bin roket de dahil Lübnan'da Hizbullah'a silah ve mühimmat gönderdiği bildirildi. Bu roketlerin İsrail'in büyük bölümünü vurabilecek kapasitede olduğu kaydedildi.

İran'da da son zamanlarda İsrail'e yönelik söylemlerde artış görülüyor. Dini lider Ali Hamaney geçen hafta İsrail'in "ortadan kalkacağı"nı söylerken Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İsrail'i "kanserli tümör" olarak nitelendirdi.

Diğer taraftan, İsrail'de de endişe seviyesi giderek yükseliyor. Geçenlerde İsrailli bir bakan, İran'a saldırı durumunda İran'ın günde 100 civarında misilleme saldırısı yapabileceğini ve saldırılarda 500 sivilin ölebileceği faraziyesinde bulundu. İsrail'de nüfusun yarısına gaz maskeleri dağıtıldı. Tel Aviv'de Savunma Bakanlığı binası altında, bombalı saldırılara karşı sığınaklar oluşturuldu.

İsrail, Demir Kubbe isimli füze savunma sisteminin Hizbullah'ın kısa menzilli roket ve havan topu saldırılarının çoğunu etkisiz hale getireceğini, milyarlarca dolarlık radar güdümlü Arrow füğzelerinin de İran'ın uzun menzilli Şahab 3 füzelerinin üstesinden geleceğini planlıyor.

İsrail kamuoyu da hava saldırı konusunda bölünmüş durumda. Halkın çoğu bunu İsrail yerine korkunç hava gücüyle ABD'nin yapmasından yana. İsrail'in uzun mesafeden dolayı İran'ın nükleer tesislerini vurup dönmeleri de zorlu bir iş.

İsrail'de ordu ve istihbarat kurumlarındaki çoğu kişi, İran'a saldırının bu ülkeyi nükleer silah elde etme çabalarına daha da sıkı sıkıya sarılmasına yol açarak ters tepeceği görüşünde. Tüm bunlara rağmen Burleigh, bunların İsrail'i durdurmayacağı kanaatinde. Burleigh, "ABD seçinmlerinden kısa bir süre önce, kuvvetle muhtemelen de ekimde İsrail'in İran'a hava saldırısı yapacvaüğıona işnanıyorum" dedi. İngiliz yazar, İsrail F-15 ve F-16 savaş uçakları İsrail hava sahasından ayrıölmalarından uzun süre sonrasına kadar olanlardan haberdar olmayacapı, İsrail'in aynı zamanda Hizbullah'a karşı da önleyici saldırılarda bulunacağı kanaatinde olduğunu bildirdi. Burleigh tüm bunların zaten hassas olabn bölgeyi kontrol edilemez bir savaş bölgesi haline getireceği uyarısında bulundu.

0 yorum:

PKK nın Eylem Planı






Gaziantep’i kana bulayan bombacı Murat Filiz, terör örgütünün 150 bombacıdan oluşan ‘ölüm taburları’nı gündeme getirdi. Özellikle üniversiteliler arasından seçilen teröristlerin nasıl yetiştirildiği ve eylemlere nasıl hazırlandığını Dağlıca’da yaralı ele geçirilen terörist tek tek anlattı.

Terör örgütünün şok eylem stratejisini, 19 Haziran'da 8 askerin şehit olduğu 20 askerin de yaralandığı Yüksekova Dağlıca Taburu ve Yeşiltaş 8. Mekanize Tugayı 1. Taburu'na yönelik saldırıda yaralı olarak yakalanan Celal Gever kod adlı A.A. isimli terörist deşifre etti. Tedavisinin ardından cezaevine giren A.A. 5 Temmuz 2012'de itirafçı olarak emniyet güçlerine bilgi vermek istediğini söyledi. Mahkeme kararıyla yeniden ifadesi alınan ve 2003'te Kağıthane HADEP ilçe teşkilatında yapılan propagandadan etkilenip PKK'ya katıldığını söyleyen A.A., 9 yılda örgüt içinde tanık olduklarını anlattı, PKK hakkında önemli bilgiler verdi.



NİVERSİTELLİLERDEN SEÇİLİYORLAR

Daha önce terör örgütümilitanlarının Türkiye'ye geliş yolları, kaldıkları kampları ve kimlerden yardım aldıklarına ilişkin ifadelerimedyaya yansıyan A.A., aynı ifadesinde intihar bombacılarının nasıl hazırlandığını da anlattı. Örgütün 2012'yi final yılı ilan ettiğini belirten A.A., "Bundan dolayımetropoller ve kırsal alanda büyük eylemler gerçekleştirmeyi planlamaktadırlar.

Yeni oluşturulan 'ölümsüzler taburu' fedai türü eylem yapmak için gerekli eğitimlerini aldılar. Bunlar kendilerine verilecek talimatlar doğrultusunda özellikle metropol illere birer ikişer gruplarhalinde gönderilecekler" dedi. A.A'nın itiraflarına göre 2009'da "ölümsüzler taburu" adıyla oluşturulan terörist grup PKK'nın silahlı kanadı HPG'den ve diğer oluşumlardan ayrı bir yerde konuşlandırıldı. Kampları ise Kandil'de. Binlerce teröristin arasından seçilen yaklaşık 150 kişilik grubu A.A. şöyle anlattı: "Genelde üniversite ve metropole uyum sağlayacak kişilerden seçiliyorlar. Hiçbir şekilde diğer yapılarla irtibata geçmezler ve kamplarında yüzleri maskeli gezerler. Bunlara her türlü suikast, patlayıcı madde eğitimi de veriliyor."

TERÖRİSTLERE LİMİTSİZ PARA

Eylem yapacak teröristlere gittikleri metropollerdeki Öz Savunma Birlikleri (ÖSB) adı altındakimilitan grupların yardım ettiğini belirten A.A., eyleme giden gruplara yapacakları eylemin niteliğine göre limitsiz para verildiğini anlattı. Bombacı ya da intihar bombacısının ÖSB'nin temin ettiği milisler aracılığıyla kendilerine problemsiz araç ve ev aldıklarını aktaran A.A., "Eylemi gerçekleştirecek kişi burada kendisini uzun süre kamufle ettikten sonra talimat için beklemeye başlıyorlar" dedi.

A.A'nın anlattıklarına göre eylemci teröristlerin amacına ulaşmaları için her türlü ayrıntı en ince detayına kadar düşünülüyor. Yakalanmalarını önlemek için öncü ve artçı olarak ÖSB'liler onlara eşlik ediyor. Öncü ekipler gidecekleri bölgede güvenlik güçleri tarafından herhangi bir tedbir alınıp alınmadığını kontrol ediyorlar. A.A., sahte kimlik çıkarılan teröristlerin eylem yapıp yapmayacaklarının ise terörist başı Abdullah Öcalan'ın cezaevi şartlarına bağlı olduğunu belirtti.

PINARBAŞI'NI O EKİP YAPTI

A.A., Kayseri'nin Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan intihar saldırısının bu grubun eylemi olduğunu belirterek, "Kendilerinde bulunan paralarla eğer bombalı eylem yapılacaksa araç alırlar. Kendilerine gelen patlayıcı maddeyi bu araçlara yerleştirdikten sonra uzaktan kumanda (araba vb.) ile eylemi gerçekleştirirler. Eylemlerinde yanlarında uzun ve kısa namlulu silah, susturuculu tabanca bulunduruyorlar" dedi.

ÖNCE BOMBA EĞİTİMİ ALDI SONRA EĞİTTİ

Gaziantep'te 4'ü çocuk 9 kişinin hayatına mal olan saldırıdaki bombayı patlatan "Firaz" kod adlı Murat Filiz'in (28) terör örgütü PKK'nın Irak’ın kuzeyinde bomba eğitimi aldığı ortaya çıktı. Siverek nüfusuna kayıtlı Filiz, 2005’te PKK gençlik yapılanması olan BEGAH’a katıldı. Diyarbakır’da örgüt adına faaliyetlerde bulunan Filiz, bölücübaşı Öcalan’ın yakalanma yıldönümü nedeniyle düzenlenen yasa dışı gösterilerde işyerlerine molotofkokteyli attı. Gözaltına alınan Filiz, 6 Mart 2006’da tutuklandı. 1 yıl cezaevinde kalan terörist, tahliye olduktan sonra Diyarbakır kırsalında faaliyet gösteren teröristlerin arasına katıldı. 2 yıl sonra elebaşı Murat Karayılan’a korumalık yapmaya başlayan Filiz, bir süre sonra PKK'nın Haftanin kampına giderek bomba eğitimi aldı. 2011 başlarında da Kandil'de yeni yetişen PKK’lılara bomba eğitimi verdiği tespit edilen teröristin, olaydan bir hafta önce Diyarbakır kırsalına geçtiği belirlendi.

Faaliyetleri üst düzey gizlilik içerisinde yürütülüyor PKK'nın sözde 'ölümsüzler taburu' ile ilgili olarak KCK'nın basın komitesine yönelik düzenlenen 3. iddianamenin ek delil klasörlerinde çarpıcı belgeler yer almıştı. 1997'de PKK'ya katılan ve 18 Nisan 2010'da örgütten kaçarak teslim olan Zinardin kod adlı BesimeMordeniz'in ifadesi birçok ayrıntıyı ortaya çıkarmıştı. Zinardin kod adlı PKK'lı, çoğunluğu çocuklardan oluşan canlı bombaların nasıl oluşturulduğunu ve fedai türü saldırıları gerçekleştiren 'ölümsüzler taburu'nu tüm detaylarıyla anlatmıştı. Mordeniz, çocukların ölüme nasıl gönderildiğini ve 'ölümsüzler taburu' denilen yapıyı şu sözlerle ifade etmişti.

ÖLECEKLER RAPORLA BELİRLENİR

"Abdullah Öcalan 1999'da yakalandığı için örgüt içerisinde bir belirsizlik vardı. Örgütün toparlanması için kongre kararı alındı ve Binere alanında PKK'nın 6. kongresi gerçekleşti. Bu kongrenin en önemli kararı, Öcalan'ın yakalanmasından dolayı fedai türü eylemlerin yapılma kararı alınmasıydı. Bu karar gereği örgüt içerisinde bu tür eylemleri yapabilecek örgüt mensuplarından raporlar istendi.

Neticede yaklaşık 2 bin kişi fedai türü eylem yapmak için belirlendi ve rapor verdi. Bu eylemi yapmaya uygun görülen yaklaşık 1200 kişi Kandil alanında toplandı ve bu tarz eylemlerle ilgili eğitim almaya başladı. Öcalan'ın bu tip eylemlere sıcak bakmaması ve örgüte bu eylemlerden vazgeçin talimatı vermesi üzerine, fedai türü eylem yapacak örgüt mensupları normal savaşçı faaliyetlerine devam etti.

Daha sonra 2005'te halen Zap alanında bulunan Bebtinan bölgesinde fedai türü eylem yapabilecek 'ölümsüzler taburu' olarak adlandırılan bir tabur oluşturuldu. Bu tabur içerisinde bulunan örgüt mensupları; her türlü fedai türü eylemi yani patlayıcı düzeneği hazırlama ve bomba düzeneği eğitimi alıyordu.

Filistin tarzı intihar saldırıları, hamile kadın görünümlü saldırılar üzerinde çalışıyor ve araç patlatma eğitimi (TNT-A4) konularında eğitim alıyorlardı. Ölümsüzler taburu denilen yapılanma, sözde Özel Kuvvetler denilen yapıya bağlıdır. Özel Kuvvetler örgüt içerisinde özerktir, yani direkt önderliğe, Abdullah Öcalan'a bağlıdır. Özel Kuvvetler ismi ile kurulan yapılanmada birçok örgüt mensubu metropollere eylem yapmak amacıyla gönderildi. Ölümsüzler taburu üst düzey gizlilik içerisinde faaliyetlerini yürütür. Mensupları ve faaliyetleri hakkında bilgi edinmek zordur. Basına kapalıdır, yani bu şahıslarla röportaj yapmak ve konuşmak yasaktır. Bu yapılanmanın başında 40 yaşlarında Suriyeli Şahinkubani kod isimli şahıs vardır. Kısa boylu, zayıf, ayağının biri çatışmada yaralandığından dolayı aksar." Tanrıça kutsaması! PKK yöneticilerinin KCK'nın basın alanında faaliyet gösteren bir kuruma gönderdiği belge de canlı bomba olarak kullanılan gençlerin katledildikten sonra ilahlaştırıldığını ortaya koydu. 1996'da Tunceli'deki askeri birliğe canlı bomba olarak saldıran ve 8 askerin şehit olmasına neden olan Zilan kod adlı Zeynep Kınacı ile ilgili bir dergi ya da kitabın taslak kısımlarının gönderildiği belirlendi. Canlı bomba olarak kullanılan militanların daha sonra sözde 'şehit' ilan edildiği ve sembolik mezarlarla yeni fedailer elde edebilmek için propaganda yapıldığı tespit edildi. 24 yaşındaki Kınacı için de örgüt 'Tanrıça Zilan' ifadesini kullanarak çeşitli yayın ve toplantılarında adını andı.

ÇOCUKLARIN BEYNİNİ DAHA RAHAT YIKIYORLAR

Silopi'ded babasıylae çobanlık yapan 16 yaşındaki çocuk, "örgütün bunun gibi gençlere çok ihtiyacı var" denilerek kaçırıldı. Uzmanlar, 20 yaşından büyükleri ikna edemeyen örgütün, çocuklara yöneldiğini söyledi Şırnak'ın Silopi ilçesi Görümlü beldesinde babasıyla Cudi Dağı eteklerindeki merada çobanlık yapan Mahsun Y. (16), PKK'lı teröristlerce, 'örgüte eleman kazandırmak' amacıyla kaçırıldı. Görümlü'de yaşayan çoban Mahmut Y., önceki gün çocukları Mahsun ve Yunus (9) ile meraya çıktı. Hayvanları otlatan ailenin önünü kesen 4 PKK üyesi, bir süre örgüt propagandası yaptıktan sonra babaya "örgütün bunun gibi gençlere çok ihtiyacı var'' diyerek Mahsun'u kaçırdı. Olayın ardından oğlu Yunus ile beldeye dönen baba durumu Görümlü Jandarma Komutanlığı'na bildirmesi üzerine Mahsun'un kurtarılması için operasyon başlatıldı. Terör örgütünün çocuk kaçırmasını BUGÜN'e değerlendiren terör uzmanları şunları söyledi:

KAYIP KAPATMA PEŞİNDE

TÜRKSAM Başkanı Prof. Dr. Celalettin Yavuz: PKK özellikle Şemdinli operasyonunda ağır zaiyatlar verdi. Rakam tam açıklanmadı ama bizim duyumumuz 150 civarında olduğu yönünde. Terör örgütünün bunu bir şekilde kapatması eleman ihtiyacını gidermesi gerekir. Özellikle AKP ilçe başkanının oğlunu da bu sebeple kaçırdılar. Daha sonra bırakmak zorunda kaldılar. PKK bu tarz küçük yaşta çocukları kaçırarak devşiriyor ve daha sonra kırsal alana sürüyor. Eleman ihtiyacının bazılarını gönüllü alıyorlar. Gönüllü olmayanları da işte böyle dağa kaldırıyorlar.

YETİŞKİNLERİ DAĞDA TUTAMIYOR

BİLGESAM Başkanı Prof. Dr. Atilla Sandıklı: PKK, daha önceleri de çocukları kaçırıp belli bir süre eğitim verdikten sonra bunları terör faaliyetleri içinde kullanıyordu. Yaklaşık 14 aydır devam eden terörle mücadelede kararlı operasyonların yapılması örgütün büyük zarar vermesini sağladı. Ayrıca bu operasyonlar bölge halkının üzerindeki baskıyı azalttı, PKK'nın bölgedeki etkinliğini de düşürdü. PKK kendi personelini dahi dağda tutamıyor. Kaçma ve teslim oranları arttı. Örgüt, 20 yaşından büyükleri ikna etmekte zorlanmaya başladı. 14-15 yaşındaki çocukları kaçırarak böyle eylemlerde kullanıyor. Böylece bunlar örgüte daha fazla bağlı oluyor ve hizmet ediyor. Büyükler bir süre sonra örgütten kaçıyor.

ÇOCUK TERÖR ÖRGÜTÜ

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner: 18 yaş altı kişilerin bir örgüte katılması kendi rızasıyla olmaz. Çocukların gönüllü olarak örgüte katıldığı söylenemez. Örgütün yüzde 80'den fazla kısmı 18 yaş altı çocukların katılımından oluşuyor. Bunlar en fazla 25 yaşına kadar yaşıyor. Dış basın bununla ilgili birçok haber yazdı, fotoğraf paylaştı. Yani PKK bir çocuk terör örgütüdür. Uluslararası alanda bakıldığında çocukları sanayide bile kullanamazken örgütte elinde silahla terör eylemine katılıyorlar. Ayrıca özellikle adam devşirmek için de yapılanlar var. Örgüt ailesini terk eden çocuklara da kucak açıyor. Aile devlete veya PKK'nın karşısına geçmesin diye örgüt çocuklardan 1 veya 2 tanesini dağa kaçırıyor. Çocuklara en çirkin işleri yaptırıyorlar. Bu çocukları dağda veya Avrupa'da uyuşturucu piyasasında kullanıyorlar.

KORKU OLUŞTURMAK İSTİYORLAR

Kürt Yazar Ümit Fırat: PKK'ya bir takım şartlardan etkilenip gitmek isteyen çok insan var. Önceden de çocuk kaçırıran PKK'nın uzun süredir böyle bir eylemi yoktu. Bunu yaparak her tarafa korku ve dehşet yaymak istiyorlar. Propaganda ve şiddetini öne çıkaran bir tavır. Şehir merkezlerinde eylem yaparak ve çocukları kaçırarak korkuyu bölgeye yerleştirmeye çalışıyorlar. Çocuğun ailesi veya o çevre incelemeye değer çünkü orda bir korku oluşturmak istiyor.

0 yorum:

a



0 yorum:

SİGARAYA YENİ YASAK



Tütünle savaş konusunda örnek ülkelerden biri haline gelen Türkiye’de 2013-2017 yıllarını kapsayacak yeni ‘eylem planı’ dahilinde, ‘15 yaş altı çocuk ve hamilelerin yaşadığı evler’ için sigara yasağı önerisi geldi

Tütünle savaşta dünyada örnek ülkelerden biri haline gelen Türkiye ’nin sigarayla mücadelesinde yeni stratejiler geliştirmek üzere 2013-2017 yıllarını kapsayacak eylem planı hazırlanıyor. Ana hedeflerinden biri sigara içilebilen alanların daraltılması olan eylem planı üzerinde çalışan uzmanlardan, bazı ülkelerdeki gibi 15 yaş altı çocuklar ve hamilelerin yaşadığı evlerde sigara yasağı uygulanması önerisi geldi.

Türkiye’nin Ulusal Tütün Kontrol Programı ve Eylem Planı’nın uygulamasını takip etmek ve geliştirmek üzere oluşturulan Tütün Kontrolü Ulusal Komitesi alt grupları, 2013-2017 yıllarını kapsayacak eylem planı üzerinde çalışıyor. Halkı Bilgilendirme, Bilinçlendirme ve Eğitim Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Nazmi Bilir, toplumun tamamında sigara karşıtı bir tutum oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

HER ARAÇ İÇİN YASAK
Bunun için sigara içilen alanların daraltılması, evler, özel araçlar ve açık alanların büyük bölümünün de sigara yasağı kapsamına alınması gerektiğini ifade eden Bilir, şunları söyledi: ”Bu konuda bazı ülkelerde geniş yasaklar uygulanıyor. Örneğin özel araçlarda ve 15 yaşın altında çocuk ve hamile bulunan evlerde sigara içilemiyor. Sigara içilecek alanların daraltılması ve bazı hallerde evlerin de bu kapsama alınması tartışılmalıdır.”

Sigara yasağının okul içinde ve çevresinde uygulanmasının büyük önem taşıdığına işaret eden Bilir, eğitimcilerin öğrenciler açısından birer rol model olduğunu vurguladı.

NERELERDE YASAK?
Avustralya Sydney’de, Manly ve Bondi gibi ünlü plajlarda sigara içmek yasak. Finlandiya, Estonya ile benzer bir yönetmelik uyguluyor.
New York’ta kamuya açık park, bahçe, plaj ve kalabalık merkezlerde sigara içmek yasak.

Yayaların yoğun olarak bulunduğu Times Square meydanı, Coney Island mahallesi ve Central Park

gibi New York ile özdeşleşmiş noktalar da yasaklı alanlar dahilinde. Açık alanda sigara yasağı, Chicago ve Los Angeles’ta da kabul ediliyor.

0 yorum:

12 DEV ADAM PORTEKİZİ DEVİRDİ




Türkiye: 74 - Portekiz: 62

akemler: Vicente Bulto (İspanya), Marko Juras (Sırbistan), Igor Dragojevic (Karadağ)

Türkiye: Preldzic 6, Sinan 5, İlkan 6, Serhat 16, Semih 19, Şafak 2, Kerem 10, İzzet 5, Furkan 1, Ender 4, Göksenin, Can

Portekiz: Gomes 19, Evora 2, Santos 10, Minhava 2, Silva 1, Fonseca 16, Barroso, Lima, Da Silva 3, Cunho, Fernandes 5, Coelho 4

1. periyot: 17-17

Devre: 42-31

3. periyot: 62-48

Beş faulle çıkanlar: 38.11 Silva, 38.51 Fonseca (Portekiz)

İLK ÇEYREK
İki takım da maçın ilk dakikalarda elde ettikleri hücumlardan sayı bulamadı. Sonrasında Sinan ile faullerden sayı üreten Türkiye, İlkan ile bulduğu smaç basketle ilk 2 dakikayı 4-0 önde geçti. Bu bölümde konuk Portekiz ise pota altından Evora ile bulduğu hücumlardan yararlanamadı. Portekiz, Gomes'in 3 sayılık basketiyle aradaki farkı 2 sayıya (9-7) indirdi. Son 5 dakikalık bölüme girilirken, her iki takım da hücumlardan boş döndü. Türk Milli Takımı'nda Semih pota altında bulduğu boş pozisyonları değerlendiremezken, Portekiz ise Gomes ile aynı şekilde pota altında başarısız oldu. Son 3 dakikaya girilirken, Portekiz önce Santos'un üç sayılık basketiyle 12-12 eşitliği sağladı. Sonrasında ise Gomes'in faul atışlarıyla 14-12 öne geçti. Türkiye daha sonra Kerem'in basketiyle 15-14 öne geçerken, Portekiz, Da Silva'nın 3 sayılık basketiyle maçın bitimine saniyeler kala 17-15 üstünlüğü yakaladı. Bundan sonraki ilk hücumda Preldziç ile 17-17 eşitliği sağlayan Türkiye, İlk periyodun son hücumunu kullanan Portekiz'e sayı şansı tanımadı ve bu çeyrek 17-17 eşitlikle tamamlandı.

İKİNCİ EYREK
İkinci çeyrekte ilk 2 dakika karşılıklı sayılarla geçerken, skorda denge bozulmadı. Türkiye'nin son hücumunda Preldziç ile 3 sayılık basket bulan milliler, 24-21 öne geçmeyi başardı. Periyodun son 5 dakikasına Türkiye, Serhat'ın 3 sayılık basketiyle 30-28 önde girdi. Portekiz ise sadece Gomes ile faullerden ve maç içinden sayılar bularak, maça tutunmaya çalıştı. Periyodun bitimine 2 dakika 30 saniye kala 16-2'lik bir üstünlük yakalayan Türk Mili Takımı, müsabakada 40-30 öne geçti. Ay yıldızlılar devrenin bitimine 30 saniye kala 42-31 üstünlüğü yakalarken, son hücumdan yararlanamadı ve devre bu skorla sona erdi.

ÜÇÜNCÜ ÇEYREK
İkinci yarı Semih ve Fonseca'nın basketleriyle başladı. Bu devrede Semih ve Ender ile sayılar bulan Türkiye skoru 48-35 taşıdı. Portekiz ise Fonseca ile sayılar üreterek, maçta kalmaya çalıştı. İkinci devrenin başında yine kötü bir başlangıç yapan Semih ilerleyen dakikalarda maça ağırlığını koydu ve üst üste sayılar bularak Türkiye'nin skorunu 50-35'e taşıdı. Gomes ile 3 sayılık basket bulan Portekiz, aradaki farkı 12 sayıya indirirken skoru da 51-39'a getirdi. Periyodun son 1 dakika 27 saniyesine 60-46 önde giren (A) Milli Takım, 3. çeyreği de 62-48 önde tamamladı.

SON ÇEYREK
Son çeyrekte iki takım da hücumlardan boş dönünce ilk dakika sayısız geçildi. Sonrasında Coelho'nun faulden bulduğu sayılara millilerde İzzet ve Serhat 3 sayılık basketlerle karşılık verince fark Türkiye lehine 18 sayıya (68-50) çıktı. Üst üste hücumlardan boş dönen Türkiye, buna karşın rakibinin kötü oyunu nedeniyle karşılaşmanın son 5 dakikasına 68-53 önde girdi. Uzun bir aradan sonra Semih ile sayı bulan Türkiye son dakikaya 70-54 önde girdi. Bu dakikadan sonra her iki takım da karşılıklı hücumlardan sayılar bulurken, müsabaka Türkiye'nin 74-62 üstünlüğüyle sona erdi.

Türkiye elemelerdeki 3. maçından galibiyetle ayrılarak, 2. galibiyetini elde etti.

Bu arada, Türkiye-Portekiz milli basketbol maçını 9 bin 780 biletli seyirci takip etti.



0 yorum:

İNTERNET SAPIGI YAKALANDI




NTERNETTE TANIŞTI, TECAVÜZ ETTİ


Mersin'in Tarsus ilçesinde oturan 18 yaşındaki Ö.S. isimli genç kız, Mersin'de oturan 25 yaşındaki Alaattin A. ile internette tanıştı.
Arkadaşlıklarını ilerlettikten sonra Alaattin A., iddiaya göre Ö.S.'yi yaklaşık bir ay önce boş bir araziye götürüp, tecavüz ederek cep telefonuna kaydetti.

Sonrasında Alaattin A., cep telefonuna kaydettiği Ö.S.'nin çıplak görüntülerini internette yayma şantajıyla defalarca birlikte oldu.

Tecavüz ve şantajına devam eden Alaattin A.'nın, Ö.S.'nin telefonunda kayıtlı olan ve fotoğrafını gördüğü kuzeni 11 yaşındaki çocukla, kendisini tanıştırmasını istedi.


Alaattin A. çocuğu Mersin'e götürüp sarkıntılık yaptığı ileri sürüldü.

TECAVÜZ ETTİĞİ KIZIN KUZENİNİ DE TACİZ ETTİ


11 yaşındaki çocuğun görüntüleri kaydedip ağabeyine göndermekle tehdit eden Alaattin A., kızlardan 1500 Lira para istedi. Şantaj ve tehditlerden bıkan Ö.S. ve 11 yaşındaki kuzeni, polise başvurarak başlarına gelen olayı anlattı.

Polis ekipleri, genç kızı ve kuzenine tecavüz edip tacizde bulunan şüpheliyi randevu verilen adreste kıskıvrak yakaladı. Şüpheli Alaattin A.'nın üzerinde arama yapan polisler, cinsel içerikli geciktirici ilaç bulurken, cep telefonunda internetten indirilmiş porno filmler buldu.

Gözaltına alınan Alaatin A., sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Alaattin A., 'tecavüz', 'çocuğa cinsel istismarı' ve 'şantaj' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olayın mağdurları korumaya alınarak Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne teslim edildi.

0 yorum:

ARDAHANDA ASKERİ ARAÇ DEVRİLDİ




Ardahan'da askeri aracın şarampole devrilmesi sonucu 8 asker yaralandı. Ardahan-Göle karayolunun Sarme köprüsü mevkisinde bir askeri araç şarampole devrildi.

Kazada 2 astsubay, 1 uzman çavuş ile 5 asker yaralandı. Yaralılar, Ardahan Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

İl Jandarma Komutanı Jandarma Yarbay Şefahattin Serten, hastaneye gelerek, yaralıların sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Serten, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, olayın üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, ''Şükürler olsun bütün askerlerimizin bilinci yerindedir'' dedi.

0 yorum:

HAKKARİDE PETOL ÇIKTI


Son 9 ayda 9 kez benzine zam gelmesinin ardından, aşina olduğumuz "Türkiye'nin doğusundapetrol rezervi bulundu haberleri yeniden gündeme geldi.
2012 yılında akaryakıta zam yağmuru vardı. 8 ayda benzin 9 defa mazot ise 11 kez zamlandı. Benzin fiyatı 5 TL sınırına yaklaşırken, Türkiye Norveç'in ardından benzinde en pahalı ülke konumuna gelmeyi başardı.

Böyle zam haberlerinin ardından, bugün ülkenin yüreğini ferahlatacak bir haber geldi! Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız açıkladı: Hakkari'de önemli miktarda petrol rezervi bulundu.



Yıldız 'ın açıklamasına göre Hakkari civarlarında önemli miktarda petrol rezervi bulundu, ancak hem özel sektör hem de TPAO petrolü terör nedeniyle aramaya başlayamadı.



HAKKARİ'DE PETROL MÜJDESİ
Akçakoca açıklarındaki doğalgaz platformunda incelemelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Hakkâri civarlarında önemli miktarda petrol bulgusuna ulaştıklarını kaydetti. Yıldız, “Ancak hem özel sektör hem de TPAO petrolü terör nedeniyle aramaya başlayamadı” dedi.



1700 KİLOMETRELİK SONDAJ
Terörün yerli enerji kaynaklarına ulaşmayı engellemeye çalıştığını aktaran Yıldız, “Er ya da geç bu kaynaklara ulaşacağız. Petrol ve doğalgaz sondaj arama faaliyetlerine ayırdığımız kaynak 13 kata çıktı. Edirne’den Kars’a uzanacak 1700 kilometrelik sondaj yapıyoruz” diye konuştu. Bakan Yıldız, “Hakkâri ve civarındaki petrolün çıkarılması için terörün bitmesi mi beklenecek” yönündeki sorumuza şu cevabı verdi:

“Terörün kısa vadede biteceğini elbette öngörmüyoruz. Ancak biz petrol aramaya tabii ki daha önce başlayacağız. Önümüzdeki yıl için proje ve altyapı çalışmalarını tamamlayacağız. Kışı geçireceğiz ama baharla birlikte güvenlik güçlerimizin desteğiyle bölgedeki petrolü arayacağız.”



DİYARBAKIR'DA KAYA GAZI
Özel sektörün de aynı nedenlerle arama faaliyetlerine başlayamadığını kaydeden Yıldız, özel sektörün aynı şekilde güvenlik güçlerinin desteğiyle önümüzdeki yıl arama çalışmasına başlayacağını inandığını bildirdi. Yerli petrol kaynakları için çalışmalara tüm hızla devam edeceklerini ifade eden Bakan Yıldız, Diyarbakır’da Sarıbuğday 1 sahasında dünyanın önde gelen bir şirketiyle kaya gazı sondajına başlanacağını sözlerine ekledi. Karadeniz izin vermedi Bakan Yıldız, Türkiye’nin denizdeki ilk doğalgaz platformu olan Akçakoca’ya tekneyle gitmek istedi. Ancak şiddetli rüzgar nedeniyle bunu gerçekleştiremedi. Denizin 100 metre altından doğalgaz çıkaran platform, Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacının yüzde 1’ini karşılıyor. Bakan Yıldız, Karadeniz’de şartların çok zor olduğunu, bununla birlikte bu bölgede doğalgaz ve petrol arama faaliyetlerini sürdüreceklerini kaydetti.

0 yorum:

İnternet sitelerindeki satışlardan en saçma ürünler



Satılan ürünlerin çoğu satışa uygun deil. Uygun değil derken alıcısı olmayan ürünler genelde sitelerde ucuz fiyatlara pazarlanıyor. Yani stok fazlası ürünler.

Kiminin hiç bir işlevi yok, kimi ise sizi tutuklattırabilecek kadar akıl dışı ama belli olmaz belki talipleri çıkar.

Ürünler alındığında kullanılmıyor bile.

Örnek olarak şu yukardaki resim. Gidip o yemeği bir yerde oturarak efendi efendi yiyebilirsiniz.

0 yorum:

Karadenizde gidilecek gezilecek yerlerden



Samsun, tarihte eski yerleşimlerden biridir. Tarihte bugünkü yerleşim merkezi ile birlikte Çarşamba, Terme, Kavak, Tekkeköy ve Kızılırmak deltasında iskân edilmiştir. Samsun adı ise nereden geliyor diye sorarsanız, Amisos adından gelir ve zamanla değişime uğrayarak günümüzde Samsun adını alır.

Samsun’un simgesi, Atatürk parkı ve içerisindeki Onur anıtını muhakkak görün. Cumhuriyet Meydanı bitişiğindeki park içinde bulunan anıt Samsun’un simgesidir. Samsun uçak bileti

Samsun’da 2 büyük park bulunmaktadır.

Bunlar: Doğupark ve Batıpark’tır. Doğupark içerisinde Samsun Tren Garı ve spor tesisleri, yeşil alanlar, çocuk parkı ve Lunapark bulunurken en son yapılan Batıpark da ise gezi yolları, carting sahası, çocuk trafik eğitim pisti, çocuk oyun grupları, kafeterya, masal kahramanları alanı, Kanal ve Amazon Adası, seyir terasları, balıkçı lokantaları ve Deniz Müzesi yer almaktadır. Batı Park ile Baruthane Tümülüsleri arasında kurulan teleferik ile de manzara terası ve kafe-restoranı ile bir bütünlük oluşturarak Samsun’un kültür turizmine önemli bir katkıda bulunduğunu söyleyebilirim.

Hepsi anayol üzerinde olan bu gezinti ve turistik mekânlara ulaşım zorluğu yaşamadan rahatlıklara erişebilirsiniz.

0 yorum:

Astım Hastalığına Neden Olan Olaylar



Astım, özellikle "alerjik" kişilerde sık gö­rülen, boğulma hali etkileyici olmakla birlik­te, ciddi tehlikesi olmayan bir hastalıktır.

Astım krizi sırasında hastanın soluması, ıslık gibidir ve özellikle soluğunu dışarı ver­mekte güçlük çeker, göğüs kafesi genişlemiş­tir.

Kriz sırasında hasta solumak için başını yukarı kaldırır. Pencereye gidip, açar: Hava­ya susamıştır. Tedavi edilen nöbet, kolay ge­çer.

Ciddi krizler ancak önemli alerjiden son­ra ortaya çıkar (çiçek tozlan, evdeki tozlar, hayvan kılları, küf, yünler ) Ama astım tedavisinde kullanılan pek çok ilaç da, nöbete sebep olmaktadır.

Alejik Astım Tedavisi ve Yapılması gereken

Astım Hastaları, kendi kendilerini tedaviye kalkmamalıdır; çünkü bu durumda nöbet­ler çok şiddetlenebilir; o kadar ki, solu­numlarının sağlanması için hastaneye kaldırılmaları bile gerekebilir.

Normal bir astım krizi, evde, aile dok­toru tarafından tedavi edilebilir.

Astım hastalığına kapılmamak için tozlu dumanlı yerler özellikle kuru otların bulunduğu yerlerden ve şehrin kalabalık kirli yerlerinde bulunmamanız gerekir.

0 yorum:

son dakika haberi şemdinlide saldırı







askeri aracın geçisi sırasında patlama meydana geldi



0 yorum:

motorine zam




benzine 12 kuruş zam geldi

kurşunsuz benzin litresi 4.47 den

4.59

ankarada 4.48 tan 4.60 çıktı

0 yorum:

şarkı söylerken şehit haberini veren spiker


ntv spikeri tuba şehit haberini verirken şarkı söyledi

bunun üzerine tuba doguş yayın grubu yaptıgı açıklamada spikerimizin dsipsizlik ile sucladı

doguş yayın grubu yaptıgı açıklamada bu durumun hoşnut olmadıgı bildirerek kamu oyundan ve tüm

dünyadan özür diledi



0 yorum:

trt spikeri calı yayında ağladı




trt spikeri törör kurbanları ve şehitlerin haberini okurken göz yaşlarına hakim olamadı

haberi sunamayan spiker daha fazla dayanamayıp haberi yarıda kesti

0 yorum:



akşam yazarı deniz ülke arıbogan antep saldırısı ile ilgili konuşa yaptı

pkk yle baş edemiyoruz

bayramımız zehir oldu dedi

neden kimse bir sey yapmıyor
neden kimse sesini cıkarmıyor dedi



0 yorum: